Eryaman, Etimesgut, Yeni Batı, Ümitköy, Çankaya ve çevresinde 1. sınıf öğrencilerine; okuma-yazma, matematik, okuduğunu anlama ve okul çalışmalarında 35 yıllık sınıf öğretmenliği deneyimiyle bire bir eğitim desteği.

1. Sınıfta Atılan Sağlam Bir Temel, Çocuğun Tüm Eğitim Hayatını Etkiler
Birinci sınıf, çocuğun yalnızca okumayı ve yazmayı öğrendiği bir yıl değildir.
Çocuk bu dönemde okulla, öğretmenle, dersle ve öğrenmeyle nasıl bir ilişki kuracağını da öğrenir.
“Ben yapabiliyorum.” duygusunu yaşayan bir çocuk yeni şeyler öğrenmeye daha istekli yaklaşırken, sürekli zorlanan ve başarısızlık hissi yaşayan bir çocuk zamanla dersten uzaklaşabilir.
Bu nedenle 1. sınıfta amaç yalnızca çocuğu bir an önce okumaya geçirmek değil; okumayı anlayarak öğrenmesini, temel matematik becerilerini kazanmasını ve öğrenmeye karşı olumlu bir tutum geliştirmesini sağlamaktır.
Ankara’da 1. sınıf öğrencilerine yönelik bire bir eğitim çalışmalarında, her çocuğun kendi öğrenme hızını ve ihtiyaçlarını dikkate alarak ilerliyorum.
Çocuğunuz Sınıf Arkadaşlarıyla Aynı Hızda Öğrenmek Zorunda Değil
Birinci sınıf velilerinin en sık yaptığı karşılaştırmalardan biri şudur:
“Arkadaşı okumaya geçti, benim çocuğum neden hâlâ heceliyor?”
Oysa çocukların öğrenme hızları birbirinden farklıdır.
Bir öğrenci harfleri çok çabuk öğrenebilir ancak kelimeleri birleştirmekte zorlanabilir. Bir başka öğrenci okumaya hızla geçebilir fakat okuduğunu anlamayabilir. Bazı çocuklar matematikte rahat ilerlerken yazma çalışmalarında daha fazla zamana ihtiyaç duyabilir.
Burada önemli olan çocuğun diğer öğrencilerden hızlı veya yavaş olması değil, hangi noktada desteğe ihtiyaç duyduğunun doğru belirlenmesidir.
Bire bir çalışmanın en önemli avantajı da budur:
Ders sınıfın hızına göre değil, çocuğun hızına göre ilerler.
1. Sınıf Özel Derste Neler Yapıyoruz?
Çalışmalar her öğrenci için aynı şekilde planlanmaz. Öncelikle öğrencinin mevcut durumu değerlendirilir ve ihtiyaçlarına göre bir çalışma programı oluşturulur.
Öğrencinin ihtiyacına göre şu alanlarda çalışmalar yapılabilir:
- Sesleri ve harfleri doğru tanıma
- Sesleri birleştirme
- Hece, kelime ve cümle okuma
- İlk okuma-yazma
- Okuma hızını ve akıcılığını geliştirme
- Okuduğunu anlama
- Dikte ve doğru yazma
- Kelime ve cümle oluşturma
- Sayı ve işlem kavramları
- Toplama ve çıkarma
- Temel matematik ve problem çözme
- Ödev ve okul çalışmalarını takip etme
- Dikkat ve çalışma alışkanlığı kazanma
Ancak hedef “bugünkü ödevi bitirmek” değildir.
Asıl hedef, çocuğun zaman içerisinde kendi başına okuyabilmesi, anlayabilmesi, düşünebilmesi ve öğrendiğini kullanabilmesidir.
Okumaya Geçmekte Zorlanıyorsa Önce Nedenini Bulmak Gerekir
“Çocuğum okumaya geçemedi.”
Bu cümle tek başına sorunun ne olduğunu anlatmaz.
Çocuk sesleri karıştırıyor olabilir. Sesleri biliyor fakat birleştirmekte zorlanıyor olabilir. Heceleri okuyup kelime bütünlüğünü kuramıyor olabilir. Okurken bazı sesleri atlıyor veya kelimeleri tahmin ediyor olabilir.
Bazen de çocuk okuyabiliyor görünür fakat bütün dikkatini kelimeleri seslendirmeye verdiği için okuduğunun anlamını takip edemez.
Bu sorunların her biri farklı çalışma gerektirir.
Bu nedenle bire bir eğitimde ilk yapılması gereken, çocuğa daha fazla çalışma vermek değil, nerede zorlandığını anlamaktır.
Hızlı Okumaktan Önce Doğru ve Anlayarak Okumak
Birinci sınıfta velilerin doğal olarak merak ettiği konulardan biri de okuma hızıdır.
Ancak erken dönemde yalnızca “dakikada kaç kelime okuyor?” sorusuna odaklanmayı doğru bulmuyorum.
Çocuk hızlı okurken kelimeleri yanlış okuyorsa veya okuduğu iki cümleden sonra kendisine “Burada ne anlatılıyor?” diye sorulduğunda cevap veremiyorsa, hız tek başına yeterli değildir.
Önceliğimiz:
doğru okuma → akıcı okuma → anlayarak okuma
olmalıdır.
Hız, sağlam bir okuma becerisinin üzerine zamanla gelişir.
1. Sınıf Matematiğinde Ezber Değil, Mantığını Anlamak
Birinci sınıf matematiği basit görünebilir.
Fakat sayı kavramı, toplama, çıkarma, karşılaştırma ve problem çözme gibi bu dönemde kazanılan temel beceriler sonraki yıllardaki matematiğin altyapısını oluşturur.
Çocuğun yalnızca;
“7 + 5 = 12”
sonucunu bilmesini değil, neden 12 olduğunu anlayabilmesini isteriz.
Özellikle problemler üzerinde çalışırken çocuğun hemen işlem yapmasına değil, önce soruyu anlamasına önem veriyorum:
Benden ne isteniyor?
Hangi bilgiler verilmiş?
Hangi işlemi yapmalıyım?
Neden bu işlemi seçtim?
Bu düşünme alışkanlığı ilerleyen sınıflarda çok daha değerli hâle gelir.
“Yapamıyorum” Diyen Çocuğun “Yapabiliyorum” Demesi Önemli
Birinci sınıfta akademik beceriler kadar çocuğun kendine ilişkin düşünceleri de şekillenmeye başlar.
“Ben matematik yapamıyorum.”
“Ben okuyamıyorum.”
“Ben zaten bilmiyorum.”
gibi ifadelerin zamanla çocuğun kendisi hakkında oluşturduğu bir inanca dönüşmesini istemeyiz.
Bu nedenle bire bir çalışmalarda çocuğun yapamadıklarını göstermek yerine, yapabildiği noktadan başlayıp adım adım ilerlemesini önemsiyorum.
Çocuğun kendi ilerlemesini görmesi, “Ben bunu yapabiliyorum.” duygusunu yaşaması öğrenme isteğini de destekler.
Özel Ders Ödev Yaptırma Saati Değildir
Çocuğun okul ödevlerine gerektiğinde yardımcı olunur. Ancak bire bir eğitimi yalnızca ödevlerin tamamlandığı bir saat olarak görmüyorum.
Çünkü bugün ödevi çocuğun yerine düşünerek yaptırabiliriz.
Peki yarın?
Asıl kazanç, öğrencinin zaman içerisinde yönergeyi okuyabilmesi, ne yapacağını anlayabilmesi, çalışmaya başlayabilmesi, yaptığı işi kontrol edebilmesi ve ihtiyaç duyduğunda doğru şekilde yardım isteyebilmesidir.
Çocuğa sürekli yardım etmek yerine, giderek yardıma daha az ihtiyaç duymasını hedefliyorum.
35 Yıllık Sınıf Öğretmenliği Deneyimiyle
Birinci sınıf öğretmenliği özel bir deneyim gerektirir.
Çünkü karşımızda yalnızca yeni konular öğrenen bir öğrenci değil, okul hayatıyla yeni tanışan bir çocuk vardır.
35 yıllık sınıf öğretmenliği sürecimde farklı öğrenme hızlarına, farklı karakterlere ve farklı ihtiyaçlara sahip çok sayıda öğrenciyle çalışma fırsatı buldum.
Bugün bu deneyimden bire bir eğitim çalışmalarında yararlanıyorum.
Çocuğun nerede hata yaptığını görmek kadar, neden hata yaptığını anlamanın da önemli olduğuna inanıyorum.
Her öğrenciye aynı çalışma kağıdını vermek yerine, çocuğun ihtiyacına göre ilerlemeyi tercih ediyorum.
Çocuğun bugün bir soruyu doğru cevaplamasından daha değerlisi, yarın karşısına çıkan yeni bir soruda ne yapacağını bilmesidir.
Ankara’da 1. Sınıf Özel Ders
- sınıf öğrencilerine yönelik yüz yüze bire bir eğitim çalışmaları ağırlıklı olarak Eryaman, Batıkent, Bağlıca, Ümitköy, Çayyolu ve Yenikent bölgelerinde planlanmaktadır.
Yakın bölgelerden gelen talepler ders programı ve ulaşım durumuna göre ayrıca değerlendirilebilir.
Çalışmalar öğrencinin ihtiyacına göre okuma-yazma, Türkçe, matematik, okuduğunu anlama, problem çözme ve çalışma alışkanlığı alanlarında planlanabilir.
Çocuğunuz İçin Özel Ders Gerekip Gerekmediğinden Emin Değil misiniz?
Her zorlanan çocuğun hemen özel derse başlaması gerektiğini düşünmüyorum.
Bazen küçük bir yönlendirme yeterli olabilir. Bazen düzenli tekrar ihtiyacı vardır. Bazı öğrencilerde ise bire bir çalışmayla desteklenmesi gereken belirgin bir eksiklik bulunabilir.
Bu nedenle önce çocuğun durumunu konuşmak daha doğru olur.
Çocuğunuzun hangi konuda zorlandığını, ne zamandır bu sorunu yaşadığını ve öğretmeninin gözlemlerini paylaşabilirsiniz.
Birlikte nasıl bir yol izlenebileceğini değerlendirebiliriz.
Çocuğunuzun Eğitim Durumunu Konuşalım
1. sınıfta okuma-yazma, matematik, okuduğunu anlama veya okul çalışmalarında yaşadığınız soruları yazabilirsiniz.
[ 05055186383 ]
