Dersler Zorlaşmadan Önce Temeli Güçlendirmek İçin Önemli Bir Yıl
Üçüncü sınıf, ilkokulda önemli bir geçiş dönemidir.
Çocuk artık okumayı öğrenmiştir. Toplama, çıkarma ve temel matematik becerileriyle tanışmıştır. Ancak 3. sınıftan itibaren öğrenciden bildiklerini kullanması, okuduğunu yorumlaması, problemler üzerinde düşünmesi ve daha bağımsız çalışması beklenmeye başlar.
Metinler uzar. Matematik problemleri daha fazla düşünmeyi gerektirir. Derslerde öğrenilen bilgiler birbirleriyle ilişkilendirilmeye başlanır.
Bu nedenle 3. sınıfta ortaya çıkan bir güçlüğün yalnızca:
“Biraz daha fazla soru çözsün.”
yaklaşımıyla giderilmesi her zaman mümkün olmayabilir.
Önce çocuğun neden zorlandığını anlamak gerekir.
Ankara’da 3. sınıf öğrencilerine yönelik bire bir özel ders çalışmalarında, öğrencinin mevcut seviyesini belirleyerek ihtiyaçlarına uygun bir çalışma planı oluşturuyorum.

3. Sınıfta Çocuğunuzdan Artık Daha Fazlası Bekleniyor
İlk iki sınıfta öğretmenin ve ailenin yönlendirmesi daha belirgindir.
Üçüncü sınıfta ise öğrencinin giderek daha fazla sorumluluk alması beklenir.
Soruyu kendi başına okuyabilmeli, ne istendiğini anlayabilmeli, öğrendiği bilgiyi hatırlayabilmeli ve gerektiğinde farklı bir soruya uygulayabilmelidir.
İşte bazı öğrenciler tam bu noktada zorlanmaya başlar.
Çocuk konuyu biliyor olabilir ama soruyu anlamıyordur.
İşlemleri yapabiliyor olabilir ama hangi işlemi neden yapacağını belirleyemiyordur.
Metni okuyabiliyor ancak ana düşünceyi bulamıyor veya okuduklarını kendi cümleleriyle anlatamıyor olabilir.
Bire bir eğitimde önceliğim, bu ayrımı doğru yapmaktır.
3. Sınıf Özel Derste Neler Çalışıyoruz?
Her öğrenci için aynı program uygulanmaz. Çocuğun okul durumu, güçlü olduğu alanlar ve zorlandığı konular değerlendirilerek çalışma içeriği belirlenir.
Öğrencinin ihtiyacına göre:
- Türkçe ve okuduğunu anlama
- Akıcı ve anlamlı okuma
- Metin yorumlama
- Ana düşünce ve yardımcı düşünceler
- Kelime ve cümle anlamı
- Yazılı anlatım
- Yazım ve noktalama
- Matematik
- Doğal sayılar ve işlemler
- Çarpma ve bölme
- Matematik problemleri
- Problem çözme stratejileri
- Hayat Bilgisi ve okul derslerine destek
- Ödev takibi
- Dikkatli soru okuma
- Planlı ve bağımsız çalışma alışkanlığı
alanlarında bire bir çalışmalar yapılabilir.
Amaç yalnızca eksik konuları tamamlamak değildir.
Öğrencinin nasıl öğreneceğini öğrenmesi de eğitimin bir parçasıdır.
Okuyor Ama Okuduğunu Gerçekten Anlıyor mu?
Üçüncü sınıfta okuma becerisinin niteliği daha önemli hâle gelir.
Çocuk bir metni hızlı okuyabilir. Fakat okuma bittikten sonra:
“Bu metinde ne anlatılıyor?”
diye sorulduğunda cevap vermekte zorlanıyorsa üzerinde çalışılması gereken bir alan vardır.
Çünkü artık öğrencinin yalnızca metindeki açık bilgileri bulması yeterli değildir.
Olaylar arasında ilişki kurması, önemli bilgileri ayırt etmesi, bazı sonuçlara kendisinin ulaşması ve okuduğunu yorumlaması gerekir.
Bu beceri yalnızca Türkçe için gerekli değildir.
Matematik problemini çözmenin ilk adımı da soruyu anlamaktır.
Bu nedenle okuduğunu anlama çalışmalarını 3. sınıfta akademik gelişimin temel parçalarından biri olarak görüyorum.
Matematiği Biliyor Ama Problemleri Çözemiyor mu?
Velilerden sık duyulan başka bir ifade de şudur:
“İşlemleri yapıyor ama problemleri çözemiyor.”
Bu durumda daha fazla toplama, çıkarma, çarpma veya bölme işlemi yaptırmak tek başına çözüm olmayabilir.
Çünkü problem çözmek yalnızca işlem yapmak değildir.
Çocuğun önce problemi anlaması gerekir:
Soruda bana ne anlatılıyor?
Hangi bilgiler önemli?
Benden ne isteniyor?
Hangi bilgileri kullanmalıyım?
Hangi işlemi neden yapmalıyım?
Bire bir matematik çalışmalarında öğrencinin hemen sonuca ulaşmasından ziyade çözüm yolunu düşünmesini önemsiyorum.
Çünkü ezberlenen soru tipi değiştiğinde çocuk zorlanabilir; düşünme becerisi gelişen çocuk ise yeni bir soruda çözüm yolu arayabilir.
Çarpım Tablosunu Ezberlemek Yeterli mi?
Üçüncü sınıfla birlikte çarpma ve bölme işlemleri matematikte daha önemli hâle gelir.
Çarpım tablosunun öğrenilmesi elbette gereklidir. Ancak çocuk yalnızca sonuçları ezberlediğinde matematiksel ilişkiyi anlamakta zorlanabilir.
Örneğin;
4 × 6’nın neden 24 olduğunu anlayabilmesi, çarpma ile tekrarlı toplama arasındaki ilişkiyi görebilmesi ve bu bilgiyi problem içinde kullanabilmesi önemlidir.
Bu nedenle çalışmalarımızda yalnızca “sonucu bilmek” değil, işlemin mantığını anlamak da hedeflenir.
“Dikkatsizlikten Yanlış Yapıyor” Demeden Önce…
Çocuk soruları yanlış yaptığında çoğu zaman:
“Biliyorsun ama dikkatsizlik yapıyorsun.”
deriz.
Bazen gerçekten dikkatsizlik olabilir.
Ancak bazen çocuk soruyu tam anlamamıştır. Bazen konu eksiktir. Bazen işlem basamaklarını karıştırmıştır. Bazen de ne yapacağını bilmediği için hızlıca bir cevap vermiştir.
Yanlış cevabın kendisinden çok yanlışın neden ortaya çıktığını bulmak önemlidir.
Bire bir çalışmanın en büyük avantajlarından biri de budur.
Sınıf ortamında gözden kaçabilecek küçük bir hata, öğrenciyle bire bir çalışırken öğrenme biçimi hakkında önemli bir ipucu verebilir.
Ödevini Kendi Başına Yapabiliyor mu?
Üçüncü sınıfta öğrencinin giderek daha bağımsız çalışmaya başlamasını bekleriz.
Her ödevde anne veya babanın yanında oturması, her soruda:
“Burada ne yapacağım?”
diye sorması uzun vadede çocuğun kendi başına çalışma becerisinin gelişmesini zorlaştırabilir.
Elbette çocuk ihtiyaç duyduğunda yardım almalıdır.
Fakat hedefimiz yardımın zaman içerisinde azalmasıdır.
Öğrencinin yönergeyi kendisinin okumasını, soruyu anlamaya çalışmasını, çözüm üretmesini ve yaptığı çalışmayı kontrol etmesini destekliyorum.
Bugün birlikte yapılan bir çalışmanın yarın çocuğun tek başına yapabildiği bir beceriye dönüşmesi asıl başarıdır.
4. Sınıfa Hazırlık 3. Sınıfta Başlar
Üçüncü sınıfı yalnızca o yılın derslerini tamamlanacak bir dönem olarak görmemek gerekir.
Çünkü 4. sınıfta metinler daha da uzayacak, matematik problemleri çeşitlenecek ve öğrencinin bağımsız çalışma sorumluluğu artacaktır.
- sınıfta sağlamlaştırılan okuduğunu anlama, temel matematik, problem çözme ve çalışma alışkanlığı, çocuğun 4. sınıfa daha rahat geçmesine yardımcı olur.
Bu nedenle varsa temel eksikliklerin 4. sınıfa taşınmadan fark edilmesini önemsiyorum.
Her Çocuğa Aynı Çalışma Programı Uygulanmaz
Bir öğrenci Türkçede çok başarılı olup matematik problemlerinde zorlanabilir.
Başka bir öğrenci matematiği severken uzun metinleri okumaktan kaçınabilir.
Bir diğerinin akademik eksiği çok azdır ancak çalışma düzeni oluşturmakta zorlanıyordur.
Dolayısıyla “3. sınıf öğrencisi” demek, bütün çocukların aynı çalışmayı yapması gerektiği anlamına gelmez.
Öncelikle:
Çocuk neyi biliyor?
Nerede zorlanıyor?
Nasıl daha kolay öğreniyor?
Hangi beceriyi geliştirmesi gerekiyor?
sorularının cevabını bulmak gerekir.
Çalışma programını bu cevaplara göre şekillendiriyorum.
35 Yıllık Sınıf Öğretmenliği Deneyimiyle
İlkokul öğrencileriyle çalışırken yalnızca konuyu anlatmak yeterli değildir.
Çocuğun hatasının kaynağını görebilmek, ne zaman desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamak ve gerektiğinde aynı konuyu farklı bir yöntemle açıklayabilmek önemlidir.
35 yıllık sınıf öğretmenliği deneyimimi, bugün bire bir eğitim çalışmalarında her öğrencinin öğrenme biçimini daha iyi anlamak için kullanıyorum.
Amacım öğrencinin bana bağımlı hâle gelmesi değil, zaman içerisinde daha bağımsız bir öğrenci hâline gelmesidir.
Bir sorunun cevabını öğretmek kısa sürelidir. Çocuğa nasıl düşüneceğini ve nasıl öğreneceğini öğretmek ise bütün eğitim hayatında kullanabileceği bir beceridir.
Ankara’da 3. Sınıf Özel Ders
Ankara’da 3. sınıf öğrencilerine yönelik yüz yüze bire bir eğitim çalışmaları ağırlıklı olarak Eryaman, Etimesgut, Yeni Batı, Batıkent, Bağlıca, Ümitköy ve Çayyolu bölgelerinde planlanmaktadır.
Öğrencinin ihtiyacına göre Türkçe, matematik, okuduğunu anlama, problem çözme, okul derslerine destek ve çalışma alışkanlığı alanlarında bire bir çalışmalar yapılabilir.
Yakın bölgelerden gelen talepler ders programı ve ulaşım durumuna göre ayrıca değerlendirilebilir.
Çocuğunuzun Desteğe İhtiyacı Olup Olmadığından Emin Değil misiniz?
Çocuğunuz derslerini genel olarak takip ediyor ancak bazı konularda zorlanıyor olabilir.
Okuduğu metni anlatamıyor, matematik problemlerinde hangi işlemi yapacağını belirleyemiyor, çarpma-bölmede zorlanıyor, ödevlerini sürekli bir yetişkinle yapıyor veya bildiği hâlde sınav ve çalışmalarda çok fazla hata yapıyor olabilir.
Bunların her biri doğrudan “özel ders şart” anlamına gelmez.
Önce öğrencinin neden zorlandığını değerlendirmek gerekir.
Çocuğunuzun Eğitim Durumunu Konuşalım
Çocuğunuzun 3. sınıf Türkçe, matematik, okuduğunu anlama, problem çözme veya ders çalışma alışkanlığı konusunda yaşadığı güçlüğü paylaşabilirsiniz.
Ön görüşmede öğrencinin durumunu ve nasıl bir çalışma yapılabileceğini birlikte değerlendirebiliriz.
[ 05055186383 ]
