Sık Sorulan Sorular

Çocuğunuz için özel ders düşünüyorsunuz ancak nereden başlayacağınızı bilmiyor musunuz?

İlkokul döneminde özel ders kararı verirken velilerin aklına pek çok soru gelebilir. Çocuğumun gerçekten özel derse ihtiyacı var mı? Dersler nasıl işleniyor? Haftada kaç ders gerekli? Okuma-yazma, Türkçe veya matematik çalışmalarında nasıl bir yol izleniyor?

35 yıllık sınıf öğretmenliği deneyimimle, Ankara’da 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencilerine verdiğim bire bir eğitim desteği hakkında velilerden en sık gelen soruları ve cevaplarını bu sayfada bir araya getirdim.

Aradığınız sorunun cevabını aşağıda bulamazsanız benimle iletişime geçebilirsiniz. Çocuğunuzun eğitim durumuyla ilgili ilk telefon görüşmemiz ücretsizdir.

Ön Görüşme İçin İletişime Geçin

Whatsapp: 05055186383

Hayır.

Bire bir eğitimin en önemli avantajlarından biri zaten budur.

Öğrencinin mevcut durumu belirlendikten sonra ihtiyaçlarına göre bir çalışma planı oluşturulur. Bir öğrencide okuma ve anlama öncelikli olabilirken başka bir öğrencide matematik veya problem çözme ön plana çıkabilir.

Özel dersin gerçekten “özel” olması gerektiğini düşünüyoruz.

Ankara’da ulaşım ve program uygunluğuna göre öğrencinin evinde yüz yüze bire bir eğitim çalışması yapılabilir.

Özellikle Eryaman, Batıkent, Bağlıca, Ümitköy, Çayyolu, Yenikent, Etimesgut ve yakın bölgelerden gelen talepler program durumuna göre değerlendirilebilir.

Görüşme sırasında konum ve ders programı birlikte değerlendirilir.

İlkokul 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencilerine bire bir eğitim desteği veriyoruz.

Çalışmalar öğrencinin sınıf seviyesinden çok mevcut bilgi düzeyi ve ihtiyaçları dikkate alınarak planlanır. Çünkü aynı sınıfta okuyan iki öğrencinin öğrenme hızı, eksikleri ve güçlü olduğu alanlar birbirinden tamamen farklı olabilir.

Öğrencinin ihtiyacına göre başta şu alanlarda çalışma yapılabilir:

  • İlk okuma ve yazma
  • Türkçe
  • Matematik
  • Fen Bilimleri
  • Hayat Bilgisi
  • Okuduğunu anlama
  • Problem çözme
  • Akıcı okuma
  • Ödev ve okul derslerini destekleme
  • Ders çalışma alışkanlığı

Buradaki temel yaklaşımımız yalnızca öğrencinin o günkü ödevini tamamlatmak değil, zaman içerisinde kendi başına öğrenebilen bir öğrenci olmasına yardımcı olmaktır.

Evet. Özellikle 1. sınıf, bireysel farklılıkların çok belirgin olduğu dönemlerden biridir.

Okuma-yazmaya geçiş, harfleri öğrenme, heceleme, akıcı okuma, okuduğunu anlama ve temel matematik çalışmalarında öğrencinin ihtiyacına göre bireysel destek verilebilir.

Ama her 1. sınıf öğrencisinin özel derse ihtiyacı olduğunu düşünmüyoruz. Öncelikle çocuğun neden zorlandığını anlamaya çalışıyoruz.

Elbette. Özel ders yalnızca derslerinde zorlanan öğrenciler için değildir.

Bazı öğrenciler sınıf seviyesinin üzerinde öğrenme hızına sahip olabilir. Böyle öğrencilerde amaç eksik tamamlamak yerine düşünme, problem çözme, okuduğunu anlama ve daha ileri düzey öğrenme becerilerini geliştirmek olabilir.

Önemli olan çocuğun gerçekten neye ihtiyaç duyduğunun belirlenmesidir.

Ders başarısının düşmesi tek ölçüt değildir.

Okuma hızının sınıf seviyesinin gerisinde olması, okuduğunu anlamakta zorlanma, matematik problemlerinde ne yapacağını bilememe, ödevlerin sürekli çatışmaya dönüşmesi, öğrendiğini kısa sürede unutma veya ders çalışmaya karşı yoğun isteksizlik gibi durumlar değerlendirilmesi gereken işaretler olabilir.

Ancak bunlardan birinin bulunması otomatik olarak “özel ders gerekli” anlamına gelmez.

Önce öğrencinin durumunu anlamak gerekir.

Hayır.

İlk görüşmemiz ücretsizdir.

Bu görüşmede çocuğunuzun sınıfını, okul durumunu, hangi alanlarda zorlandığını ve sizin gözlemlerinizi konuşabiliriz.

Amacımız daha ilk görüşmede ders satmak değil, öğrencinin gerçekten nasıl bir desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamaktır.

İlk görüşme ve ilk çalışmalar öğrenciyi tanımak açısından önemlidir.

Öğrencinin mevcut bilgi düzeyi, öğrenme hızı, güçlü olduğu alanlar ve desteklenmesi gereken noktalar gözlemlenir.

Örneğin matematik problemi çözemeyen bir öğrencinin problemi matematik bilgisi olmayabilir. Çocuk soruyu yeterince iyi okuyamıyor veya ne istendiğini anlayamıyor olabilir.

Bu nedenle yalnızca doğru ve yanlış cevaplara bakmıyoruz; çocuğun nasıl düşündüğünü anlamaya çalışıyoruz.

Hayır.

Bire bir eğitimin en önemli avantajlarından biri zaten budur.

Öğrencinin mevcut durumu belirlendikten sonra ihtiyaçlarına göre bir çalışma planı oluşturulur. Bir öğrencide okuma ve anlama öncelikli olabilirken başka bir öğrencide matematik veya problem çözme ön plana çıkabilir.

Özel dersin gerçekten “özel” olması gerektiğini düşünüyoruz.

Ankara’da ulaşım ve program uygunluğuna göre öğrencinin evinde yüz yüze bire bir eğitim çalışması yapılabilir.

Özellikle Eryaman, Batıkent, Bağlıca, Ümitköy, Çayyolu, Yenikent, Etimesgut, Kahramankazan, Yeni Batı ve yakın bölgelerden gelen talepler program durumuna göre değerlendirilebilir.

İlkokul öğrencilerinde yalnızca süreyi uzatmak eğitimin verimini artırmaz.

Ders süresi öğrencinin yaşına, sınıfına, dikkat süresine ve yapılacak çalışmanın niteliğine göre değerlendirilmelidir.

Önemli olan öğrenciyi masada mümkün olduğunca uzun süre tutmak değil, çalışılan zamanı verimli kullanmaktır.

Ancak standart olarak bir ders saatimiz 50 dakikadır.

Bunun herkes için geçerli tek bir cevabı yoktur.

Bazı öğrenciler için haftada bir düzenli çalışma yeterli olabilirken daha yoğun desteğe ihtiyaç duyan öğrencilerde farklı bir program gerekebilir.

Öğrenciyi tanımadan “haftada kesinlikle iki veya üç ders gerekir” şeklinde bir program önermeyi doğru bulmuyoruz.

Evet, ancak amacımız çocuğun ödevlerini onun yerine yapmak değildir.

Öğrencinin soruyu anlamasına, çözüm yolunu bulmasına ve giderek daha bağımsız çalışmasına yardımcı olmak istiyoruz.

Uzun vadede hedefimiz:

“Ödevimi nasıl yapacağım?”

diye sürekli bir yetişkine ihtiyaç duyan değil,

“Nasıl yapabileceğimi önce kendim düşüneyim.”

diyebilen öğrenciler yetiştirmektir.

Evet.

İlk okuma-yazma, heceleme, kelime okuma, akıcı okuma ve okuduğunu anlama alanlarında öğrencinin seviyesine uygun çalışmalar yapılabilir.

Özellikle 1. sınıfta öğrencileri birbirleriyle karşılaştırmak yerine çocuğun kendi gelişimini takip etmek önemlidir.

Hayır.

İlkokul matematiğinde amacımız çocuğa yalnızca işlem yaptırmak değildir.

Sayıları anlaması, matematiksel düşünmesi, işlem ilişkilerini kavraması ve özellikle problem çözme becerisi kazanması önemlidir.

Bir işlemi ezberlemek kısa vadede doğru cevabı getirebilir. Ancak öğrenci neden o işlemi yaptığını anlamıyorsa farklı bir soruyla karşılaştığında zorlanabilir.

Evet.

Okuduğunu anlama yalnızca Türkçe dersini ilgilendiren bir beceri değildir.

Matematik problemlerinden Fen Bilimleri sorularına kadar öğrencinin akademik yaşamının hemen her alanını etkiler.

Bu nedenle gerektiğinde okuma, anlama, yorumlama, ana fikri bulma, çıkarım yapma ve soruyu doğru analiz etme çalışmaları eğitim programına dahil edilir.

Önceliğimiz yalnızca okuma hızını artırmak değildir.

Çocuk hızlı okuyup okuduğunu anlamıyorsa gerçek anlamda başarılı bir okuma gerçekleşmiş sayılmaz.

Önce doğru, akıcı ve anlayarak okuma becerisini geliştirmek gerekir. Hız bunun doğal sonucu olarak zaman içerisinde artabilir.

Ders çalışmak istememenin altında farklı nedenler olabilir.

Çocuk konuları anlamadığı için dersten kaçıyor olabilir, çalışmalar ona çok kolay geliyor olabilir, başarısız olma korkusu yaşayabilir veya nasıl ders çalışacağını bilmiyor olabilir.

Bu nedenle önce isteksizliğin nedenini anlamaya çalışmak gerekir.

Bazen çocuğa daha fazla ders vermekten önce öğrenmeye karşı tutumunu değiştirmek çok daha değerlidir.

Evet.

İlkokul çağında eğitim sürecinin öğretmen, öğrenci ve veli iş birliği içerisinde yürütülmesini önemsiyoruz.

Ancak çocuğun yanında sürekli eksiklerini konuşmanın veya onu başka öğrencilerle karşılaştırmanın doğru olmadığını düşünüyoruz.

Veliye öğrencinin gelişimi ve üzerinde çalışılması gereken alanlarla ilgili gerektiğinde bilgi verilir.

Uzun yıllar sınıfta çalışmak, yalnızca daha fazla konu anlatmış olmak anlamına gelmez.

Farklı öğrenme hızlarına, karakterlere, güçlü yönlere ve güçlük alanlarına sahip çok sayıda öğrenciyi gözlemleme fırsatı sağlar.

35 yıllık sınıf öğretmenliği deneyimimin bire bir eğitimdeki en önemli katkısının, öğrencinin yalnızca yaptığı yanlışa değil, o yanlışı neden yaptığına bakabilmek olduğunu düşünüyorum.

Öğrencinin bireysel özellikleri, eğitim ihtiyacı ve verilecek desteğin kapsamı ön görüşmede değerlendirilir.

Burada önemli bir ayrım yapıyoruz: özel eğitim alanında uzmanlık gerektiren çalışmalar ile sınıf öğretmenliği kapsamında verilebilecek akademik eğitim desteği aynı şey değildir.

Bu nedenle öğrencinin ihtiyacının bizim çalışma alanımıza uygun olup olmadığı öncelikle aileyle görüşülür.

BİLSEM sürecine yönelik çalışmalarda öğrencinin ezber yapmasından çok dikkat, örüntü, ilişki kurma, problem çözme ve farklı düşünme becerilerinin geliştirilmesi önemlidir.

BİLSEM adaylık ve değerlendirme uygulamalarının ayrıntıları dönemlere göre değişebileceğinden velilerin güncel Millî Eğitim Bakanlığı kılavuzlarını takip etmesini öneriyoruz.

Ders ücreti öğrencinin sınıfı, ihtiyaç duyduğu çalışma, dersin yapılacağı yer ve program gibi ayrıntılar değerlendirilerek görüşme sırasında paylaşılır.

Bu nedenle öğrencinin durumunu bilmeden standart bir eğitim programı önermek yerine önce kısa bir ön görüşme yapmayı tercih ediyoruz.

İletişim sayfamızdaki Ön Görüşme Talep Formunu doldurabilirsiniz.

Adınızı, telefon numaranızı, çocuğunuzun sınıfını ve kısaca hangi konuda desteğe ihtiyaç duyduğunuzu yazmanız yeterlidir.

Form bize ulaştıktan sonra sizinle iletişime geçerek çocuğunuzun durumunu konuşabiliriz.

İlk görüşmemiz ücretsizdir.