Ankara’da İlkokul Öğrencileri İçin Özel Ders Almanın 10 Avantajı

Ankara’da İlkokul Öğrencileri İçin Özel Ders Almanın 10 Avantajı

İlkokul yılları, çocuğun eğitim hayatının temelinin atıldığı dönemdir. Bu yıllarda kazanılan okuma, anlama, matematiksel düşünme ve düzenli çalışma alışkanlıkları ilerleyen sınıflarda öğrencinin karşısına tekrar tekrar çıkar.

Bu nedenle bir çocuk herhangi bir derste zorlandığında “Nasıl olsa ileride öğrenir.” diyerek beklemek her zaman doğru olmayabilir. Öte yandan her küçük güçlükte özel ders almak da gerekli değildir.

Önemli olan, çocuğun gerçekten hangi konuda desteğe ihtiyaç duyduğunu doğru belirlemektir.

35 yıllık sınıf öğretmenliği deneyimimde farklı öğrenme hızlarına ve farklı ihtiyaçlara sahip çok sayıda öğrenciyle çalıştım. Bu deneyim bana şunu gösterdi: Bir çocuğun öğrenemediği bir konunun nedeni her zaman bilgi eksikliği değildir. Bazen konu anlatımının şekli, bazen okuduğunu anlamadaki bir güçlük, bazen dikkat, bazen de öğrencinin kendine olan güveni öğrenme sürecini etkileyebilir.

İlkokul özel dersin en önemli avantajı da burada ortaya çıkar.

İlkokulda Özel Ders Neden Tercih Edilebilir?

Sınıf ortamında öğretmen aynı anda birçok öğrencinin öğrenme sürecini takip eder. Öğrencilerin seviyeleri birbirine yakın olsa bile öğrenme hızları aynı olmayabilir.

Bir öğrenci konuyu birkaç örnekten sonra anlayabilirken başka bir öğrencinin daha fazla tekrar yapması gerekebilir.

Bire bir özel derste ise öğrencinin ihtiyaç duyduğu noktada durmak, farklı bir anlatım yöntemi kullanmak ve gerektiğinde konuyu yeniden ele almak mümkündür.

Bu nedenle özel dersin amacı yalnızca okulda anlatılan konuyu tekrar etmek olmamalıdır.

Asıl amaç, öğrencinin nerede zorlandığını belirlemek ve o noktaya uygun bir çalışma gerçekleştirmektir.

1. Öğrencinin Kendi Hızında İlerlemesini Sağlar

Bir sınıfta öğretmenin dersi belirli bir programa göre ilerletmesi gerekir.

Ancak çocukların öğrenme hızları aynı değildir.

Örneğin bir öğrenci toplama ve çıkarma işlemlerini kısa sürede kavrayabilir. Başka bir öğrenci aynı konuda daha fazla örneğe ihtiyaç duyabilir.

Bire bir çalışmada öğrencinin hızına göre ilerlemek mümkündür.

Çocuk anlamadığı bir yerde çekinmeden durabilir ve aynı konu farklı örneklerle yeniden ele alınabilir.

Bana göre özel dersin en önemli avantajlarından biri budur:

Öğrenci derse yetişmek zorunda kalmaz; çalışma öğrencinin öğrenme hızına göre şekillenir.

2. Öğrencinin Eksikleri Daha Kolay Fark Edilebilir

Bir öğrencinin “Matematiği kötü” olduğunu söylemek oldukça kolaydır.

Fakat bu cümle aslında bize yeterli bilgi vermez.

Çocuk hangi konuda zorlanıyor?

Dört işlemde mi?

Problem çözmede mi?

Soruyu okumakta mı?

Yoksa işlemi bildiği hâlde dikkat hataları mı yapıyor?

Aynı durum Türkçe için de geçerlidir.

“Türkçesi zayıf” dediğimiz öğrencinin gerçekten nerede zorlandığını anlamamız gerekir.

Okuma hızı mı düşük?

Okuduğunu mu anlamıyor?

Kelimeleri mi yeterince tanımıyor?

Kendisini yazılı olarak ifade etmekte mi zorlanıyor?

Bire bir çalışmanın önemli avantajlarından biri, bu ayrıntıları daha yakından gözlemleme imkânı sağlamasıdır.

3. Okuma ve Okuduğunu Anlama Becerileri Desteklenebilir

İlkokulda okuma becerisi yalnızca Türkçe dersi açısından önemli değildir.

Çocuk matematik problemini, Fen Bilimleri sorusunu veya bir yönergeyi anlamak için de okumaya ihtiyaç duyar.

Bu nedenle bazı öğrencilerde akademik başarının önündeki temel engel doğrudan ders bilgisi olmayabilir.

Örneğin çocuk matematik işlemlerini doğru yapıyor ancak problem sorularında zorlanıyorsa, öncelikle soruyu anlamakta güçlük çekip çekmediğine bakmak gerekir.

Bire bir çalışmalarda;

  • Akıcı okuma
  • Okuduğunu anlama
  • Ana fikir bulma
  • Soru yorumlama
  • Kelime dağarcığını geliştirme
  • Metinden çıkarım yapma

gibi beceriler öğrencinin seviyesine göre ele alınabilir.

4. Matematikte Ezber Yerine Düşünme Becerisi Geliştirilebilir

İlkokul matematiğinde bazı öğrenciler işlemleri ezberleyerek yapabilir. Ancak soru biraz değiştiğinde zorlanabilir.

Özellikle problem çözmede bu durum sık görülür.

Örneğin öğrenci dört işlemi biliyor olabilir fakat karşısına günlük yaşamdan bir problem geldiğinde hangi işlemi kullanacağına karar veremeyebilir.

Burada çocuğa doğrudan çözümü göstermek yerine düşünmesini sağlayan sorular sormak daha değerlidir:

“Soruda bize hangi bilgiler verilmiş?”

“Senden ne isteniyor?”

“Elimizdeki bilgilerden hangisini kullanabiliriz?”

Çocuğun zaman içerisinde bu soruları kendi kendine sorabilmesi, özel dersin önemli kazanımlarından biridir.

5. Öğrenci Soru Sormaktan Çekinmez

Sınıf içerisinde bazı çocuklar anlamadıkları noktayı öğretmenlerine sormaktan çekinebilir.

“Arkadaşlarım anladı, ben neden anlamadım?” düşüncesi bile bazı öğrencilerin soru sormasını engelleyebilir.

Bire bir çalışmada ise öğrenci yalnız olduğu için anlamadığı noktayı daha rahat ifade edebilir.

“Ben bunu anlamadım.”

“Burada neden böyle yaptık?”

“Bu kelime ne demek?”

gibi sorular öğrenmenin doğal bir parçasıdır.

Öğrencinin soru sormaktan çekinmemesi, zaman içerisinde öğrenme özgüvenini de destekleyebilir.

6. Çocuğun Hataları Daha Yakından İncelenir

Öğrencinin yanlış yaptığı bir sorunun yalnızca doğru cevabını göstermek kolaydır.

Fakat öğretmen olarak benim için daha önemli olan başka bir soru vardır:

“Bu çocuk bu cevaba neden ulaştı?”

Çünkü yanlış cevap bize öğrencinin düşünme biçimi hakkında bilgi verebilir.

Örneğin çocuk işlemi yanlış yapmış olabilir. Başka bir öğrenci ise soruyu yanlış yorumlamış olabilir.

İki öğrencinin kâğıdında da yanlış cevap vardır ama ihtiyaçları aynı değildir.

Bire bir eğitimde öğrencinin yaptığı hatalar daha ayrıntılı biçimde incelenebilir ve sonraki çalışmalar buna göre şekillendirilebilir.

7. Ders Çalışma Alışkanlığı Kazanmasına Yardımcı Olabilir

Bazı çocukların temel sorunu dersleri anlamamak değil, nasıl çalışacağını bilememektir.

Ödevini yapmak için sürekli ailesinin yanında olmasını isteyen, çalışmaya başlamakta zorlanan veya kısa sürede dikkatini kaybeden öğrenciler olabilir.

Bu durumda özel ders yalnızca konu anlatımı şeklinde yürütülmemelidir.

Öğrencinin;

  • Çalışmaya başlaması,
  • Görevi parçalara ayırması,
  • Öncelik belirlemesi,
  • Yaptığı çalışmayı kontrol etmesi,
  • Gerektiğinde yardım istemesi

gibi becerileri de desteklenebilir.

Ancak burada önemli bir ayrım var:

Çocuğun yerine çalışmak değil, çocuğun kendi başına çalışabilmesini öğretmek.

8. Öğrencinin Özgüveni Desteklenebilir

Bir konuda sürekli başarısız olduğunu düşünen çocuk zamanla o dersten uzaklaşabilir.

“Ben matematik yapamıyorum.”

“Ben güzel okuyamıyorum.”

“Ben zaten anlamıyorum.”

gibi cümleler zaman içerisinde çocuğun kendisi hakkında oluşturduğu düşüncelere dönüşebilir.

Bire bir çalışmada öğrencinin yapabileceği seviyeden başlamak ve küçük ilerlemeleri fark etmek önemlidir.

Bir soruyu kendi başına çözmesi, daha önce okuyamadığı bir kelimeyi okuyabilmesi veya bir metni kendi cümleleriyle anlatabilmesi çocuk için önemli bir başarıdır.

Öğretmenin görevi yalnızca hatayı göstermek değil, öğrencinin yapabildiğini de fark etmesini sağlamaktır.

9. Okul Dersleriyle Birlikte Yürütülebilir

Özel dersin okuldan bağımsız ilerlemesi gerekmez.

Öğrencinin okulda işlediği konular takip edilerek ihtiyaç duyduğu alanlarda destek verilebilir.

Ancak özel dersin bütün amacının okul ödevlerini tamamlamak olmadığını düşünüyorum.

Ödev yapılabilir, konu tekrar edilebilir ve okulda anlaşılmayan bir nokta yeniden ele alınabilir.

Fakat asıl hedef öğrencinin öğrenme becerisini geliştirmek olmalıdır.

Çünkü çocuk bugün öğretmenin yardımıyla bir ödevi tamamlayabilir. Önemli olan yarın karşısına çıkacak benzer bir çalışmayı mümkün olduğunca kendi başına yapabilmesidir.

10. Her Öğrenci İçin Aynı Program Uygulanmaz

İlkokul öğrencileri için özel ders planlarken en sık yapılan hatalardan biri, bütün çocuklara aynı çalışma programını uygulamaktır.

Oysa 1. sınıftaki iki öğrencinin bile ihtiyaçları birbirinden tamamen farklı olabilir.

Bir öğrencinin önceliği ilk okuma-yazma olabilir.

Bir başka öğrencinin okuma becerisi iyi olduğu hâlde matematik problemlerinde desteğe ihtiyacı olabilir.

Başka bir öğrencinin ise ders bilgisi yeterli olmasına rağmen düzenli çalışma alışkanlığı kazanması gerekebilir.

Bu nedenle önce öğrenciyi tanımak, sonra çalışma planını oluşturmak daha doğru bir yaklaşımdır.

Özel Ders Her Çocuk İçin Gerekli mi?

Hayır.

Bunu özellikle belirtmek isterim.

Bir öğrencinin zaman zaman bir derste zorlanması mutlaka özel ders alması gerektiği anlamına gelmez.

Bazen öğretmenin yönlendirmesi, evde yapılacak düzenli kısa çalışmalar veya doğru çalışma yöntemi yeterli olabilir.

Özel ders düşünülüyorsa öncelikle şu sorulara cevap aranmalıdır:

Çocuk nerede zorlanıyor?

Bu güçlük ne zamandır devam ediyor?

Okulda öğretmenin gözlemi nedir?

Evde yapılan çalışmalar nasıl sonuç veriyor?

Bu soruların cevapları doğru bir yol belirlemeye yardımcı olur.

Ankara’da İlkokul Özel Ders Desteği

Ankara büyük ve farklı bölgelerde yoğun bir yerleşim yapısına sahip bir şehir. Eryaman, Batıkent, Bağlıca, Ümitköy, Çayyolu, Yenimahalle ve Etimesgut gibi bölgelerde ilkokul çağındaki öğrenciler için bire bir eğitim desteğine ihtiyaç duyulabiliyor.

Ancak benim için önemli olan yalnızca dersin nerede yapıldığı değil, öğrencinin neye ihtiyaç duyduğu.

1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencileriyle çalışırken okuma-yazma, Türkçe, matematik, problem çözme, okuduğunu anlama ve ders çalışma becerileri öğrencinin durumuna göre ele alınabilir.

35 Yıllık Öğretmenlik Deneyimimden Bir Not

Yıllar içerisinde şunu çok net gördüm:

Çocukların öğrenme hızları farklıdır.

Bir öğrencinin biraz daha geç öğrenmesi, onun daha az başarılı olacağı anlamına gelmez.

Bazen çocuk doğru anlatımı bulduğunda ilerleme hızlanır. Bazen daha fazla tekrar gerekir. Bazen ise önce öğrencinin kendine olan güvenini yeniden kazanmasına yardımcı olmak gerekir.

Bu nedenle özel dersi yalnızca “eksik kapatma” çalışması olarak görmüyorum.

Doğru planlandığında bire bir eğitim; öğrencinin öğrenme biçimini tanımasına, eksiklerini fark etmesine, düşünmesine ve zaman içerisinde daha bağımsız çalışmasına yardımcı olabilir.

Çocuğunuz İçin Özel Ders Düşünüyorsanız

Çocuğunuzun 1, 2, 3 veya 4. sınıfta olması ve belirli bir alanda zorlanması durumunda önce mevcut durumunu değerlendirmek faydalı olacaktır.

Ankara’da ilkokul öğrencilerine yönelik bire bir eğitim çalışmalarında amacım, her öğrenciye aynı programı uygulamak değil; öğrencinin seviyesini ve ihtiyaçlarını dikkate alarak bir çalışma yolu belirlemektir.

35 yıllık sınıf öğretmenliği deneyimiyle; okuma-yazma, Türkçe, matematik, problem çözme ve okuduğunu anlama alanlarında bire bir eğitim desteği veriyorum.

Çocuğunuzun eğitim durumu hakkında bilgi almak için iletişime geçebilirsiniz.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir