Ankara İlkokul İlk Okuma Yazma Özel Ders
Okumayı Öğrenmek, Çocuğun Eğitim Hayatındaki En Önemli Başlangıçlardan Biridir
Bir çocuğun ilk kez harfleri birleştirip bir kelimeyi okuması, ardından kendi cümlesini yazabilmesi eğitim hayatının en önemli dönüm noktalarından biridir.
Ancak her çocuk aynı zamanda ve aynı hızda okumaya geçmez.
Bazı öğrenciler sesleri kısa sürede öğrenirken birleştirmede zorlanabilir. Bazıları heceleri okuyabilir ancak kelimeyi bütün olarak görmekte güçlük çekebilir. Bazı çocuklar okumaya geçtiği hâlde uzun süre heceleyerek okuyabilir veya okuduğunu anlamakta zorlanabilir.
Bu nedenle ilk okuma-yazma sürecinde çocuğu başka öğrencilerle karşılaştırmak yerine hangi aşamada olduğunu ve nerede desteğe ihtiyaç duyduğunu belirlemek gerekir.
Ankara’da ilkokul öğrencilerine yönelik ilk okuma-yazma özel ders çalışmalarında, öğrencinin mevcut düzeyinden başlayarak kendi öğrenme hızına uygun bire bir eğitim desteği sunuyorum.
“Arkadaşları Okumaya Geçti, Benim Çocuğum Neden Geçemedi?”
Özellikle 1. sınıf velilerinin en fazla kaygı duyduğu konulardan biri budur.
Sınıftaki bazı öğrenciler okumaya geçtiğinde henüz heceleyen veya sesleri birleştirmekte zorlanan bir çocuğun velisi doğal olarak endişelenebilir.
Ancak okumaya geçiş bir yarış değildir.
Çocukların hazır bulunuşlukları, öğrenme hızları, dikkat süreleri ve önceki deneyimleri farklı olabilir.
Burada önemli olan yalnızca “Okumaya geçti mi?” sorusu değildir.
Şunlara da bakmak gerekir:
Sesleri doğru tanıyor mu?
Sesleri birleştirebiliyor mu?
Heceleri okuyabiliyor mu?
Kelimeyi bütün olarak algılayabiliyor mu?
Okurken ses veya hece atlıyor mu?
Okuduğu cümlenin ne anlattığını anlayabiliyor mu?
Duyduğu bir kelimeyi doğru yazabiliyor mu?
Sorunun hangi aşamada olduğunu belirlediğimizde yapılacak çalışma da çok daha doğru planlanabilir.
İlk Okuma Yazma Özel Derste Neler Yapıyoruz?
Her öğrencinin ihtiyacı aynı olmadığı için çalışmalar da çocuğun seviyesine göre planlanır.
Öğrencinin ihtiyacına göre;
- Sesleri tanıma ve ayırt etme
- Ses-harf ilişkisini kurma
- Sesleri birleştirme
- Hece oluşturma ve okuma
- Kelime okuma
- Cümle okuma
- Doğru ve akıcı okumaya hazırlık
- Dikte çalışmaları
- Kelime ve cümle yazma
- Okurken yapılan hataları azaltma
- Okuduğunu anlama
- Kelime dağarcığını geliştirme
- Yazı çalışmalarını destekleme
alanlarında bire bir çalışmalar yapılabilir.
Burada amaç çocuğa mümkün olduğunca fazla kelime okutmak değildir.
Doğru basamaktan başlayıp okuma becerisini sağlam şekilde geliştirmektir.
Harfleri Biliyor Ama Birleştiremiyor mu?
Bazı çocuklar öğrendikleri harfleri tek tek rahatlıkla söyleyebilir.
Ancak iki sesi yan yana gördüğünde bunları birleştirerek hece oluşturmakta zorlanabilir.
Örneğin çocuk e ve l seslerini ayrı ayrı biliyor ancak bunları gördüğünde el şeklinde birleştiremiyorsa, daha fazla harf ezberletmek sorunu çözmeyebilir.
Çocuğun zorlandığı basamağa dönmek ve sesleri birleştirme becerisini aşamalı şekilde geliştirmek gerekir.
Bire bir çalışmanın avantajı burada ortaya çıkar. Sınıfın ilerlediği yere yetişmeye çalışmak yerine öğrencinin ihtiyaç duyduğu noktada durabilir, gerektiği kadar tekrar yapabiliriz.
Hâlâ Heceleyerek Okuyorsa…
Okumaya yeni başlayan bir çocuğun bir süre heceleyerek okuması doğaldır.
Ancak öğrenci uzun süre kelimeleri parçalara ayırıyor, çok sık duruyor veya aynı kelimeyi her karşılaşmasında yeniden çözmeye çalışıyorsa okuma akıcılığının desteklenmesi gerekebilir.
Bu aşamada çocuğa sürekli:
“Daha hızlı oku.”
demek yerine doğru yöntemlerle çalışmak gerekir.
Önceliğimiz hız değildir.
Doğru okuma → akıcı okuma → anlayarak okuma
sırasını önemsiyorum.
Çocuk kelimeleri daha rahat tanımaya başladıkça okuma hızı da doğal olarak gelişir.
Hızlı Okumak Tek Başına Yeterli Değildir
Bir öğrenci dakikada çok sayıda kelime okuyabilir.
Ancak metin bittikten sonra:
“Ne okudun?”
diye sorulduğunda cevap veremiyorsa yalnızca okuma hızına odaklanmak yeterli değildir.
Okumanın asıl amacı anlamaktır.
Bu nedenle ilk okuma-yazma çalışmalarında çocuk okumaya geçtikten sonra süreci bitmiş kabul etmiyorum. Okuduğu kelimenin, cümlenin ve kısa metnin anlamını fark etmesini de önemsiyorum.
Çünkü ilerleyen sınıflarda Türkçe’den matematik problemlerine kadar hemen her derste çocuğun en fazla kullanacağı becerilerden biri okuduğunu anlama olacaktır.
Okuyor Ama Çok Fazla Hata Yapıyorsa…
Bazı öğrenciler okurken kelimenin bir bölümünü görüp geri kalanını tahmin edebilir.
Ses veya hece atlayabilir, benzer kelimeleri birbirine karıştırabilir, satır atlayabilir ya da kelimelerin sonlarını farklı okuyabilir.
Bu durumda yalnızca okuma hızını artırmaya çalışmak hataları daha da artırabilir.
Önce çocuğun hangi tür okuma hatalarını yaptığını belirlemek gerekir.
Çalışmalar öğrencinin yaptığı hataya göre düzenlendiğinde daha sağlıklı bir ilerleme sağlanabilir.
Yazma Becerisi de Okumanın Bir Parçasıdır
İlk okuma-yazma sürecinde okuma ve yazmayı birbirinden tamamen ayrı düşünmemek gerekir.
Çocuğun duyduğu sesi harfle ilişkilendirebilmesi, kelimeleri doğru yazabilmesi ve zamanla kendi cümlelerini oluşturabilmesi önemlidir.
Dikte çalışmalarında amaç yalnızca yanlışları işaretlemek değildir.
Çocuğun;
hangi sesi neden atladığını, hangi harfleri karıştırdığını ve kelimenin yapısını nasıl algıladığını
gözlemlemek gerekir.
Bu gözlemler öğrencinin hangi alanda desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamamıza yardımcı olur.
“Okumak İstemiyorum” Diyorsa…
Okumakta zorlanan bazı çocuklar zaman içerisinde okuma çalışmalarından kaçınmaya başlayabilir.
Kitabı görünce isteksizleşebilir, sürekli başka bir şey yapmak isteyebilir veya:
“Ben okuyamıyorum.”
diyebilir.
Bu noktada çocuğa daha uzun metinler okutmak veya sürekli başkalarıyla karşılaştırmak öğrenme isteğini daha da azaltabilir.
Çalışmaya öğrencinin başarabileceği düzeyden başlamak önemlidir.
Çocuk önce kısa bir kelimeyi, ardından bir cümleyi, daha sonra küçük bir metni okuyabildiğini gördükçe “Ben yapabiliyorum.” duygusu güçlenir.
İlk okuma-yazma sürecinde akademik gelişimin yanında bu güven duygusunu da önemsiyorum.
Evde Anne-Baba Nasıl Destek Olmalı?
Velinin desteği ilk okuma-yazma sürecinde değerlidir. Ancak çocuğun yanında sürekli yanlışlarını düzeltmek, kelimeyi kendisi okumadan söylemek veya uzun süre masada tutmak her zaman yararlı olmayabilir.
Kısa ve düzenli çalışmalar çoğu zaman çok uzun çalışmalardan daha verimli olabilir.
Çocuk zorlandığında cevabı hemen söylemek yerine düşünmesi için biraz zaman tanımak, yapabildiği şeyleri fark etmek ve gelişimini kendi önceki durumuyla karşılaştırmak daha sağlıklı bir yaklaşım olabilir.
Bire bir çalışmalar sırasında velilere de öğrencinin evde hangi alanlarda ve nasıl desteklenebileceği konusunda bilgi verilebilir.
Okuma Yazmada Amaç Çocuğu Birine Bağımlı Hâle Getirmek Değildir
Özel dersin amacı çocuğun her kelimede öğretmenin yardımını beklemesi değildir.
Tam tersine, verilen destek zaman içerisinde azalmalıdır.
Başlangıçta öğretmenle birlikte yapılan bir çalışmanın daha sonra öğrencinin kendi başına yapabildiği bir beceriye dönüşmesini isteriz.
Çocuk;
“Bunu bilmiyorum.”
demeden önce:
“Bir deneyeyim.”
diyebiliyorsa önemli bir aşama kaydedilmiş demektir.
35 Yıllık Sınıf Öğretmenliği Deneyimiyle
İlk okuma-yazma öğretimi, sınıf öğretmenliğinin en özel alanlarından biridir.
Bir çocuğun ilk seslerden başlayarak okumaya geçişini izlemek kadar, zorlandığı noktayı zamanında fark etmek de önemlidir.
35 yıllık sınıf öğretmenliği deneyimimde farklı öğrenme hızlarına ve farklı ihtiyaçlara sahip çok sayıda çocukla çalışma fırsatı buldum.
Bugün bu deneyimimi bire bir eğitim çalışmalarına aktarırken her öğrenciye aynı yöntemi uygulamak yerine, çocuğun mevcut durumunu ve öğrenme biçimini dikkate alarak ilerlemeyi önemsiyorum.
Amaç çocuğu bir an önce hızlı okutmak değil; doğru, akıcı ve anlayarak okuyabileceği sağlam bir temel oluşturmaktır.
Ankara’da İlk Okuma Yazma Özel Ders
Ankara’da özellikle 1. sınıf öğrencileri ile okuma-yazma konusunda desteğe ihtiyaç duyan ilkokul öğrencilerine bire bir eğitim desteği veriyorum.
Yüz yüze çalışmalar ağırlıklı olarak Eryaman, Etimesgut, Yeni Batı, Batıkent, Bağlıca, Ümitköy, Çayyolu ve Yenikent bölgelerinde planlanabilir. Yakın bölgelerden gelen talepler ders programı ve ulaşım durumuna göre ayrıca değerlendirilebilir.
Çocuğunuz Okumaya Geçmekte Zorlanıyor mu?
Çocuğunuz harfleri bildiği hâlde birleştiremiyor, okumaya geçmekte zorlanıyor, uzun süredir heceleyerek okuyor, çok fazla okuma hatası yapıyor veya okuduğunu anlamakta güçlük çekiyorsa öncelikle hangi aşamada zorlandığını belirlemek gerekir.
Her zorlanan öğrencinin aynı çalışmaya ihtiyacı yoktur.
Önce kısa bir telefon görüşmesinde çocuğunuzun mevcut durumunu ve öğretmeninin gözlemlerini konuşabiliriz. Yüz yüze görüşmeye karar verirsek öğrenciyi tanıyarak ihtiyaçlarını daha ayrıntılı değerlendirebiliriz.
Çocuğunuzun Okuma-Yazma Durumunu Birlikte Değerlendirelim
Çocuğunuzun sınıfını ve okuma-yazma sürecinde yaşadığı güçlüğü paylaşabilirsiniz.
